Katatonia - Forsaker
“Rage from a distant
The name unfamiliar
Spikes reach the heart
Time set for rewind
The dark will rise
Abandon your freedom
Give up the right to find the true self
Forsake your own reasons
Forsaker
Hand of a leader
Bleached by snowfall
Opposition is drugged
The great end is sweeping in
Forsaker”
Sıfır
Günü kurtarmanın verdiği mutluluk ile sana hayat verecek olan yemeğini yiyorsun. Mahalle kahvesinin içinden gelen okey taşı sesleri, muhabbet eden amcaların iç gıcıklatan seslerine karışarak varıyor kulaklarına. Hayat sahnesinin sana ayrılan bölümündeki rolünü, ustaca yapmayı öğreniyorsun. Sokaklardaki araba sesleri, dünya düzeninin bir parçası olmuştur. Insanlarla aranı iyi tutmaya çalışman, seni yoruyor, ama sen yorulsan bile, bir şeyler hızlıca devam ediyor ve buna ayak uyduruyorsun ister istemez.
Hayatın verdiği, eline geçen “sıfırlar” ile Eyfel Kulesi yapmaya çalışıyorsun. Sütten çıkmış ak kaşık olma hayali ile, atılan onca suç karşındakine, senin egolarını tatmin etmekte yeterli kalıyor. Geleceği düşünmeden, geçmiştekileri düşünmek mantıksız. Ama geçmişi düşünüyorsun gene de, engelleyemiyorsun; isteksizce dinlediğin baba veya herhangi bir büyük nasihatını engelleyemediğin gibi.
Sorunları, dışarı yansıtmamak için elinden geleni ardına koyuyorsun, koyuyorsun evet. Gizlenemez gerçeklikler bunu örtbas edebiliyor. İnsanların “nasılsın” diye sormasına, “iyiyim,sen” demeye alıştığın gibi alışıyorsun onca şeye. Kitaplarda, kusursuzca betimlenen şehirlerde olmak istiyorsun. Şehirlerin arasında kaybolmak tek istenilen şeydir bir çok insan tarafından. Ama yapman gereken sorumlulukların var. Sorumluluklar yüzünden, buradasın. Dört duvar arasında, sana ayrılan bir kutunun içinde yani, okuyorsun bunları. Çatıdan düşen bir kiremit parçası kadar, değeri yok bu şehrin senin gözünde. Düşündüğün iki şey vardır. Herkes gibi onlara ulaşmak için uğraşıyorsun, ömrün boyunca ulaşamayacağın, ulaşsan bile kısa süreli elinde bulunacak olan şeylere; huzur ve düzen. Belirli bir düzene ulaşacaksın zamanla, senin de bir kariyerin olacak. Senin de evleneceğin günler gelecek, çoluk çocuğa karışmanın zorluğu arasında yaşlanıp gideceksin. Ya da her ikisini de yapacaksın, ama önemli olan bir şekilde düzene gireceksin. Fakat huzur… Huzur denen şeye, tam olarak ulaşamayacaksın, ulaşamayacağız. Çünkü normal insanlar, daha bu soyut kavrama henüz ulaşamadı..






